Ekonomi


Ekonomi karşılığını verebileceğimiz şeylerle ilgili olmalı. Sadece finansal olarak değil, aynı zamanda ekolojik ve sosyal olarak da. Dünya sınırlarını aşamayız. İhtiyacı olan insanlar, yoksul ülkelerdeki insanlar ve Dünya'yı bizimle dolduran hayvanlar gibi özellikle savunmasız gruplar gibi herkesin adil bir pay alma hakkı vardır. Sürekli ekonomik büyüme, sınırlı yedekleri ve sınırlı ekosistem kapasitesi olan bir dünyada bir yanılsamadır. Ancak çoğu hükümetler ekonomik büyümeden başka birşey görmezler. Bu bağlamda, vatandaşlar sadece tüketici, hayvanlar ise üretim veya tüketim malları olarak görülmektedir.

Büyüyen bir ekonomi mutlaka toplumun iyi yaşadığı veya vatandaşların mutlu olduğu anlamına gelmez. Daha fazla ekonomik refahı değil, daha fazla yaşam kalitesi işbirliğimizin pusulası olmalı. Keyifli bir yaşam ortamı, temiz hava ve sağlıklı doğa refahımıza ve iyiliğimize olumlu katkı sağlamalıdır. Hayvancılık endüstrisi, kömür yakıtlı elektrik santralleri ve gaz çıkarımı gibi çevreye, halk sağlığına veya hayvan refahına zarar veren faaliyetler, aksine olumsuz bir katkı olarak sayılmalıdır. Ne yazık ki mevcut sistemde bunun tersi düşünülmektedir.

Politika belirlemek ve yönlendirmek için hükümetler bu nedenle sürdürülebilir ve dayanışmalı bir ekonomiye yön veren göstergeler kullanmalıdır. Biyoçeşitlilik, hayvan refahı, geçim kaynağı ve temiz ve güvenli bir yaşam ortamı bunun merkezindedir.

Bağlantı

Çevrekırım ve hayvanlara zulüm ceza­landırıla­bilir mi? Hayvanları Koruma Parti­si’nin plan­larına Avrupa Parla­men­to­su’nda destek

Çevreye zarar vermek ve hayvanlara acı çektirmek AB genelinde suç sayılmalı. Bu, sadece bu konuda bir dizi öneriler sunan Hollanda Hayvanları Koruma Partisi’nin görüşü değil, Ekim sonunda bu konuda oylama yapan Avrupa Parlamentosu Çevre Komitesi’nin de görüşü. Ulusal düzeyde ise Hayvanları Koruma Partisi ve Avustralyalı kardeş partisi Animal Justice Party de hayvan, çevre ve iklimi koruma alanında...

Haberler