Ekonomi


Ekonomi karşılığını verebileceğimiz şeylerle ilgili olmalı. Sadece finansal olarak değil, aynı zamanda ekolojik ve sosyal olarak da. Dünya sınırlarını aşamayız. İhtiyacı olan insanlar, yoksul ülkelerdeki insanlar ve Dünya'yı bizimle dolduran hayvanlar gibi özellikle savunmasız gruplar gibi herkesin adil bir pay alma hakkı vardır. Sürekli ekonomik büyüme, sınırlı yedekleri ve sınırlı ekosistem kapasitesi olan bir dünyada bir yanılsamadır. Ancak çoğu hükümetler ekonomik büyümeden başka birşey görmezler. Bu bağlamda, vatandaşlar sadece tüketici, hayvanlar ise üretim veya tüketim malları olarak görülmektedir.

Büyüyen bir ekonomi mutlaka toplumun iyi yaşadığı veya vatandaşların mutlu olduğu anlamına gelmez. Daha fazla ekonomik refahı değil, daha fazla yaşam kalitesi işbirliğimizin pusulası olmalı. Keyifli bir yaşam ortamı, temiz hava ve sağlıklı doğa refahımıza ve iyiliğimize olumlu katkı sağlamalıdır. Hayvancılık endüstrisi, kömür yakıtlı elektrik santralleri ve gaz çıkarımı gibi çevreye, halk sağlığına veya hayvan refahına zarar veren faaliyetler, aksine olumsuz bir katkı olarak sayılmalıdır. Ne yazık ki mevcut sistemde bunun tersi düşünülmektedir.

Politika belirlemek ve yönlendirmek için hükümetler bu nedenle sürdürülebilir ve dayanışmalı bir ekonomiye yön veren göstergeler kullanmalıdır. Biyoçeşitlilik, hayvan refahı, geçim kaynağı ve temiz ve güvenli bir yaşam ortamı bunun merkezindedir.

Bağlantı

Hollanda Hayvanları Koruma Partisi, CETA ticaret anlaş­masına karşı direnişte

Çok sayıda sivil toplum örgütü, geçtiğimiz hafta Hollanda Hayvanları Koruma Partisi’nin girişimi ile, Hollanda Meclisi’ndeki halka açık görüşmelerde Kanada ile yapılan CETA ticaret anlaşması konusundaki büyük endişelerini dile getirdi. Hollanda Temsilciler Meclisi veya Senatosu Aralık ayında CETA karşıtı oy kullanırsa, bu serbest ticaret anlaşması geçersiz kılınacak ve anlaşmanın iptal edilmesi ge...

Haberler